Buradasınız : Anasayfa » Yazarlar » Okan Kılan

İNTERNET BAĞIMLILIĞI

Günümüzde gençlerin hatta çocukların ellerinden cep telefonlarının düşmediğini görüyoruz. Tablet bilgisayarlarla oyun oynuyorlar, internete giren cep telefonlarıyla da. Bu olanaklar internet-kafe alışkanlığını biraz olsun azalttıysa da yine de devam ediyor. Böylece internet bir bağımlılık haline geldi. Bunun için İstanbul Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde randevu ile hasta kabul eden özel bir birim açı ...

Haberi oku

ŞÖHRETLİ OLMAK

Bir zamanlar “şöhret” kolay elde edilir bir paye değildi. Emekle, yaratıcılıkla, uzun bir sürece bağlı olarak kazanılırdı. Böylece şöhret sahibi olanlar belli bir olgunluğa da erişmiş olurlardı. Tiyatro sanatçıları, Devlet Konservatuarlarına yetenek sınavı ile alınıp, yüksek bölüm hariç dört yıl eğitim görürler, yetenek başta olmak üzere fizik düzgünlüğü, ses kalitesi aranır, diksiyon eğitiminden ve pek çok ...

Haberi oku

GAZETE OKUMAK

Okumaya düşkün, okumaya meraklı meraklı bir millet olmadığımızı biliyoruz. İlkokul eğitiminin mecburi olduğu bir ülkede bile okuma alışkanlığı kazandırılamıyormuş. Oysa bu alışkanlık mutlaka küçük yaşlarda elde ediliyor. İşe çocuklarımızın hoşlanacağı masalların, hikâyelerin olduğu kitaplarla başlarsak, onlara okuma yazma öğreninceye kadar kendimiz okursak, sanıyorum okuma zevkini aşılayabileceğiz ve elbett ...

Haberi oku

SANATIN ÖNEMİ

Sanata olan ilgimiz ne yazık ki giderek azalıyor. Yeni yetişen neslin de bu konuda duyarlı olduğu söylenemez. Belediye başkanlarımızın düşünce sıralamasında sanatsal faaliyetler son sırayı bile almıyor. Kültür Merkezleri, Tiyatro Salonları, Sergi Evleri için kimse yatırım yapmak istemiyor. Bir toplumun kalkınabilmesi, çağdaş medeniyet seviyesine erişebilmesi için köprü, yol, su kadar, alışveriş merkezleri k ...

Haberi oku

TARİHE SAHİP ÇIKMAK

Şehirlerin tarihleri ile beraber yaşadıklarına ve değer kazandıklarına inanıyorum. Bunun en iyi örneklerini Avrupa’da görüyoruz. Örnek gösterilecek yerlerden biri de Belçika’nın, Orta çağdan kalma Buruges şehri. Burada tarihi kiliselerin arasında, parke taşlı sokaklarda, teknelerle su kanallarında dolaşıyorsunuz. Yan yana dizilmiş evler 1800 lerden hatta 1700 lü, 1600 lü yıllardan kalma. Dantel perdeli penc ...

Haberi oku

TARİHE SAHİP ÇIKMAK

TARİHE SAHİP ÇIKMAK Şehirlerin tarihleri ile beraber yaşadıklarına ve değer kazandıklarına inanıyorum. Bunun en iyi örneklerini Avrupa’da görüyoruz. Örnek gösterilecek yerlerden biri de Belçika’nın, Orta çağdan kalma Buruges şehri. Burada tarihi kiliselerin arasında, parke taşlı sokaklarda, teknelerle su kanallarında dolaşıyorsunuz. Yan yana dizilmiş evler 1800 lerden hatta 1700 lü, 1600 lü yıllardan kalma. ...

Haberi oku

UMUDUN ÇOCUĞU

  Hiç hata yapmadı bu güne kadar desem ? Hiç kimseyi kırmadı, Kimseyi üzmedi, Hiç ağlamadı desem. Onu surat asık hiç görmedim. Umudunu hiç kaybetmedi..   Ama arkadaşlarıyla da oynayamadı. Yaramazlık ta yapamadı. Okula gidemedi,   Bu liste çok uzun.  Zaten Niyaziyi anlatmak da kolay iş değil.   Bodrum Sağlık Vakfının Özel Çocuklarından biri Niyazi. Engelsiz Müzik Atölyesinin vazgeçilmez elemanı. Sosyal faali ...

Haberi oku

MUTLULUK

Bu gün hava çok güzel, rüzgâr uyumuş, deniz çarşaf gibi, kıyıda küçük balıklar yüzüyor. Az önce Hakan su altı tüpleriyle geçti. Hep anlatırlar “su altı görülmeye değer bir başka âlem” diye. Biz ancak belgesel filmlerde izleyebiliyoruz, hayretle. Yazdan kalan bu günlerin kıymetini biliyorum. İnsana yaşama sevinci, mutluluk veriyor. Mutluluğun hep küçük şeylerde saklı olduğunu düşünürüm. Yeter ki insan o şeyl ...

Haberi oku

KOCA MEHMET

Uzunca bir ıslıktan sonra yokuşta durdu Koca Mehmet’in arabası. Önce istop etti, sonra geri geri gelip evin önüne yanaştı. “Dalmışım be dayı, kusura bakma” dedi. Her zaman halden gelirken ilk bizim kapıya uğrardı, sabah erkenden. Sebze ve meyveyi hep ondan alırım. Pazarlık ederiz “Kırdın yine bizim fiyatı” der. Yaklaşık yirmi yıllık tanışıklığımız var. Deniz kenarına oradan da satış için sitenim önüne gider ...

Haberi oku

BAYRAM SEVİNCİ

“Bayram nedir? Deseler bana, bir sevinci paylaşmaktır, derdim. Bu sevinç çocukluktan beri sürer gelir insanda. Bir zamanlar büyüklerimizin ellerini öperdik, yeni üst baş alınırdı, bayram harçlığı verilirdi, kimilerinden de hediyeler gelirdi. Bayram sevinci bunlarla büyürdü, o gün bir başka kalkardık yataktan. Sonra iş hayatı, çalışmak, bayram bir tatil vesilesi oldu. Böylece bayram günlerini sayar olduk. Ba ...

Haberi oku

© 2000 - 2015 Bodrum Haber 2000, Tüm haklar saklıdır.

Yukarı